| S |
Sayın Başkanım,
Türk tarımının içinde bulunduğu çıkmazda, gümrüklerin sıfırlanarak, Türk çiftçisinin yabancı çiftçilerle ( hiç te eşit olmayan sikletlerde) güreşe sokulması , rekabete girmesi ne kadar doğru? Çiftçi, bu çıkmazı nasıl aşar? Tarımda köylerin kendi içinde birleşip şirketleşmesi hakkında görüşleriniz nelerdir? Ova çiftçisinin hali perişan, bize en çok sorulan sual: " ne ekeceğimizi şaşırdık!!!" , siz ne yapılmasını önerirsiniz?
Saygılarımla,
Amaç KESKİN
Amaç KESKİN |
| C |
Sevgili Amaç, çok isabetli soruları arka arkaya sıralamışssın. Bu sorular sayesinde bazı önemli gördüğüm hususları açıklama fırsatını bana verdiğin için çok teşekkür ederim.
Öncelikle başta toprak olmak üzere ülkemiz doğal kaynaklarının (su hariç) ne denli zengin olduğunu gayet iyi biliyoruz. Türkiye tarımsal üretim potansiyeli son derece yüksek olan bir ülke. Önemli olan bu potansiyeli akılcı bir politika ile değerlendirmek olmalıdır. Ancak maalesef Türkiye tarımı, halihazırda sürdürülmekte olan sıkı ekonomi poltikalarından en çok payını alan sektör konumundadır. Iktisat bir denge bilimidir. Sektörler arasında, ülkenin geleceğine, vizyonuna yönelik sınırlı olan kaynakların optimum (en iyi) dağılımını gerçekleştirebilmedir. Öncelikle ülkemizin gelecek vizyonunun olmadığını düşünüyorum. Esasen Tübitak tarafından yapılmış bir Vizyon 2023 çalışması ve bunun öncelikleri var ama uygulamaya aktarılmamış bir çalışmanın pek bir önemi de yok. Ülkemizin öncelikli sektörleri arasında yer alan tarım sektörünün de bu anlamda yerini alması gerektiğini düşünüyorum. Tarım politikaları temelinde gıda güvencesi, gıda güvenliği ve halk sağlığını gözeten, bunun için gerekli olan üretim planlamasını gerçekleştirebilen ve bunu yaparken üreticinin, çiftçinin gelir ve refah düzeyini gözeten ve bunun da sürekliliğini garantileyecek politikalar olmalıdır. Tarımsal desteklemeler bu amaçlara yönelik önemli araçtırlar. Ancak maalesef günümüzde verilen destekler son derece yetersizdir. Çok öz bir örnek vermek isterim. OECD ülkelerinin ortalaması olarak, tarım sektörünün GSMH'ye sağladığı değerin % 36'sı tarıma destekleme olarak geri dönmektedir. Bizim ülkemizde ise bu oran % 5 civarında. Yani tarım sektörünün ülke ekonomisine sağladığı değerin sadece % 5'i destekleme olarak geri dönmektedir. Kısaca, OECD ülkeleri bizim en az 6-7 katı fazla destekleme yapmaktadır ve bunun da ülke ekonomik ölçeğinin küçük veya büyük olması ile hiç ilgisi yoktur. Bunun tek bir açıklaması olabilir, ülkemiz borçlarını tarım sektörünün sırtından karşılamaktadır. Bir diğer çıkarım da ürün piyasalarında sizin ürünlerinizin fiyatları oldukça yüksek kalmakta ve rekabet avantajınız hemen hiç olamamaktadır. Hele hele DTÖ'nün baskısı ile ve AB üyeliğinin olası sonucunda tek bir pazar kurgulamasına yönelik gümrük duvarlarının ortadan kaldırılması sonucunda sizden daha avantajlı gelişmiş batı ülkelerinin tarım ürünleri pazarı haline gelmeniz ve bu ülkelerin kendi ülkemizde gerçekleştirecekleri üretimin ırgatı olmaktan başka gelecek görülmüyor maalesef... Üreticilerin, özellikle küçük üreticilerin en kısa zamanda üretim ve satış kooperatifleri örgütlenmelerine gitmeleri gerekiyor. Şirketleşmek te diyebilirsiniz, önemli olan birlikte hareket edebilmektir, birlikte güç ve değer yaratmaktır. Çiftçinin ne ekeceğine karar verebilmesi için sağlıklı bir tarımsal yayım hizmetinin olması ve bunun da doğru destekleme politikaları ile desteklenmesi gerekmektedir. Tarımsal yayım hizmeti deyince de Izmir için bir hesap yapmıştım, şöyle ki, mevcut durumda 1 ziraat mühendisinin ortalama 22 köye veya 17 000 ha alana hizmet götürmesi bekleniyor. Bu kesinlikle mümkün değil. Bu nedenle devletin yol göstericiliği, ve aynı zamanda tarımsal danışmanlık hizmetleri ile örgütlü bir çiftçi yapılanması ile bu sorunlar aşılabilir.
|
| |
| S |
Su Ürünleri Mühendisleri odasını kurulmasını destekliyormusunuz?
Sabri EROL |
| C |
Her meslek grubunun kendi Odasına sahip olmasını can-ı gönülden istiyorum. Su Ürünleri Mühendisliği de bunlardan birisi. Buradaki kısıt: kurulacak olan meslek odasının maddi ve işlevsel etkinliğidir. Uye sayısı, üye aidatları ve çeşitli gelirleri yeter düzeyde olmayan odaların yaşama şansları maalesef olamıyor. Güçsüz ve etkisiz kalıyorlar. Bu anlamda Ziraat Mühendisleri Odamızın çatısı altında kendilerini toparlamalarının ve yeter gördükleri noktadan sonra da ayrışmaları kadar doğal bir şey olamaz. Şu anda İzmir Şubemizde Su Ürünleri Meslek Komitemiz var. Kendi sorunları ile ilgili her türlü konuda fikir geliştirip Odamız aracılığı ile bunu kamuoyuyla paylaşabiliyorlar.
Unutmayın ki, Bilgisayar Mühendisleri Elektrik Mühendisleri Odasının çatısı altında, Endüstri Mühendisleri Makina Mühendisleri Odasının çatısı altında, daha çok örneği var... Hatta bir zaman önce Endüstri Mühendisleri ayrılmışlar idi ancak sonradan MMO ile yeniden biraraya gelmenin daha akılcı olacağını düşünerek birleştiler.
|
| |
| S |
Ziraat Mühendisleri odasının üreticiler için/üreticilere yönelik yapmış olduğu herhangi bir organizasyon varmı?
Sabri EROL |
| C |
Yaptığımız her şey tarım için. Tarım sektörünün üreticisi ile, toprağı ile, suyu ile bitkisi ile, hayvanı ile ve teknik elemanları ile ayrıştırılamaz bir bütün olduğunu düşünecek olursak ortaya koyduğumuz katkılardan başta Türk çiftçimiz yararlanmaktadır. Sayısız köy toplantısı yaptık, eğitim faaliyetinde bulunduk, çiftçi kardeşlerimizle gün geldi alanlara çıktık, üzüm üreticileriyle, tütün üreticileriyle, fındık üreticileriyle, narenciye üreticileriyle, pamuk üreticileriyle, v e daha birçok konuda... |
| |
| S |
Ömrünüzde hiç tarla sürdünüzmü?
Sabri EROL |
| C |
Tarla (çift) sürmemiş bir tarım makinacısı hele hele üniversitede öğretim üyesi olan bir tarım makinacısı olabileceğini mi düşündünüz :)) Bırakın traktörü beygirle bile çift sürdüm zamanında... şu anda tamamen yerleşim bölgesi olan bornova çamkıran, özkanlar muhitinde benim gençlik yıllarımda at arabasıyla tarla bahçe gider hasat yapar çift sürerdik.. Şimdi gelin görün ki o bahsettiğim alanlarda çıplak toprak kalmadı... yarın bir gün inciraltında olacağı şimdiden görebiliyorum... |
| |
| S |
Selam...
Brokolin Konya Bölgesinde Yetişmezmi ?
veysel can |
| C |
Bu soruya yanıt verebilmem için Konya yöresinin ekolojik koşullarını bilmem gerekir. Brokoli gibi bir sebzenin yetiştirilebileceği, ki çoğunlukla çeşitli ürünlere alternatif ürün olarak öne sürülüyor, yerde toprak, sulama durumu, iklim şartlarını gözden geçirmek gerekir. Ama yetiştirilememesi için çok önemli bnir neden göremediğimi söylemek isterim. Konuyu belki de tarla/bahçe bitkileri uzmanı meslektaşlarıma yöneltmek daha doğru olacaktır. Konu hakkında ayrıntılı bir çalışma istenirse Oda olarak talebinizi değerlendirir ve sizleri konu uzmanları ile buluşturabilirim. |
| |
| S |
Çivril ilçesine bağlı kıralan kasabasında hem memur ve hem de çiftçilikle meşkul olmaktayım. 3 dekar kadar kayısı bahçem var, ürünümü yaşken pazanlayamıyorum o sebeple kükürtlü fırında kurutmak istiyorum; ancak bu konuda yeterli bilgiye sahip değilim, bu konuda bana bilgi verebilecek birilerini önerebilirmisiniz? teşekkür ederim.
halil kozan |
| C |
Tabii ki... Konunun, özellikle hasat sonrası ürün işleme teknolojileri konusunun, ülkemizde bildiğim sayılı uzmanlarından ve benim çok değer verdiğim hocam, Prof.Dr.Kadir Yağcıoğlu ile görüşerek bir çözüme ulaştırabileceğinizden hiç şüphem yok. Kendisi Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, İzmir, öğretim üyesidir. |
| |
| S |
selamlar Hocam
4-5 yaşındaki bir zeytinden ortalama ne kadar zeytin alınabilir. guzel bakıldığı takdirde guzel gelişmiş bir agaçtan ne kadar zeytin ve dolayısıyla zeytin yağı alınabilir?
şimdiden teşekkürler
mustafa.sepici@gmail.com
mustafa sepici |
| C |
Size güzel bir web sayfası adresi vermek istiyorum. Buradan zeytin hakkında oldukça değerli bilgiler edinebilirsiniz.
http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/yayinlar/e-kitap/meyvecilik/zeytin.htm
Bir bilim insanı olarak, verim konusunda kesin bir hüküm ortaya koymam oldukça güç. Zira verime etkili olan faktörler arasında budama, hasat, toprak koşulları (nem, kireç, pH, organik madde, verimlilik, vb), çeşit, bakım, sürüm vb daha birçok faktör ortaya konabilir. Yine de ülkemiz ortalamasının ağaç başına 15-20 kg civarında olduğunu söyleyebilirim. |
| |
| S |
Ziraat teknikerleri ile ilgili ne gibi projeler yapılabilir? Üniversiteler her yıl mezun veriyor .Onlardan yeterince faydalanılamadığı düşüncesindeyim. Üniversiteler araştırılsa mezunlar toplanıp birlikte tarla ziyaretlerine gidilip ihtiyaçları giderseler nasıl olur?
ÖVÜNÇ AYDIN |
| C |
Çok iyi olur olmasında ancak bir kaç soru geliyor aklıma; butun bu ziyaretleri kim finanse edecek ? Benim önerim devlet, kamusal alanda zaten eser sayıda kalmış Ziraat Mühendisi sayısını bugünün 2-3 katına çıkarsın. İlçe ve Köylere kadar hizmet götürecek teknik kadrolarını ülkenin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlese çok daha iyi olur. Ülkemizde Ziraat Mühendisi fazlası yok istihdam azlığı var... sorun da burada zaten... |
| |
| S |
Kırsal alandaki neoliberal politika uygulamaları Türkiye'de en fazla hangi bölgeleri etkilemiştir? Ege Bölgesi ve İzmir'in bu etkilenme düzeyi içerisindeki yeri nedir?
Neriman Yörür |
| C |
Tarımda olsa olsa en fazla Ege ve Akdeniz bölgelerini etkilemiştir. Zira bu bölgeler bitkisel çeşitlilik ve tarımsal üretim değeri anlamında ülkemizin en önemli bölgeleri arasındadır. Aslında böylesi bir farklılığı ön plana çıkarmak ta çok yanlış, zira kırsalda yaşam şartları ve kişi başına GSMH açılarından ülkemizin dört bir yanında belirgin bnir farklılık görmek te çok zor. Hele hele Kırsal yoksulluk gerçekten içler acısı durumda. Bununla ilgili yazmış olduğum bir makaleme www.zmo.org.tr ana sayfasının sol alt köşesinde bir yerden erişebilirsiniz. |
| |
| S |
Veteriner Hekim tahir Yavuz Bey'in hazırladığı "İneklerin Performansını Geliştiren 10 Önemli Adım" çalışmasını okudum ve faydalandım. Acaba benzer bir çalışma et üretimi besicilik yapanlar içinde yapılıp tarafınızdan yayınlanabilir mi?
Tesekkürler
Fuat Akdogan |
| C |
Neden olmasın. Bu öneriniz aslında bana başka güzel fikirler de çağrıştırdı... Her ürün için 10 önemli öneri vb...
|
| |
| S |
Ziraat Mühendisleri Odası'nın bir çok güzel yayını bulunmaktadır. Ancak bunlara ulaşmak istediğimizde gittiğimiz İzmir Şubesi'nde çok eski kaynaklardan başka bir kaynağa ulaşmak mümkün olmadı. Şubede Odanın nerdeyse hiç bir yayını bulunmamaktadır. Bu yayınlara Ankara Merkez den mi ulaşılmaya devam edilecek, yoksa kütüphanenin revize edilmesi düşüncesi bulunmakta mıdır?
Neriman Yörür |
| C |
|
| |