Ülkemizde zeytin yetiştiriciliği önemli bir ivme kazanmış olup, bir yandan verim ve kaliteyi artırma çabaları hızlanırken, diğer yandan yeni sahaların da bu değerli ürüne tahsis edildiği veya edilecek olduğu görülmektedir. Burada özellikle önceden zeytin yetiştirilmemiş yeni sahalarda zeytin yetiştiriciliğine başlamak üzere olan, ve de daha önemlisi önceden tarımla iştigal etmemiş olan yeni zeytinseverlerimize bir konuyu açmak istedim. Zeytin Verticillium Solgunluğu hastalığı bu ağacımızın önemli bir sorunudur. Etmen V. dahliae toprakta 11 yıla kadar uzayabilen bir sürede canlılığını koruyabilmekte ve bu nedenle bulaştığı toprağı kolay kolay terketmemektedir. Bunun yanında bu etmenin bilinen, etkisi ispatlanmış bir tarım ilacı da yoktur. Bu hususları göz önünde tutarak; 1) Önceden pamuk, sebze (özellikle domates, patlıcan v.b) yetiştirilmiş tarlalarda en azından 2-3 yıl tahıl yetiştirmekte yarar vardır. Çünkü bu etmen bu bitkileri de hastalandırır. Bu nedenle "toprağı kurutmakta" yarar vardır. 2) Yeni dikimlerde ara tarım olarak sebze, çilek, pamuk, şeftali gibi bitkileri yetiştirmekten kaçınılmalıdır. 3) Yeni tesislerde imkan varsa damla sulama sistemi kurulmalıdır. Salma sulama terkedilmelidir. Hiç olmazsa, karık usulü sulama yapılmalıdır. 4) Toprak işleme kültüvatör, kazayağı v.b ile yüzeysel olarak yapılmalı, ağaca fazla yaklaşılmamalıdır. Zeytin yüzeysel kökü olan bir ağaçtır, köklerin kesilmesi etmene giriş kapısı yaratmaktadır. 5) Fidanların hastalıktan ari (temiz) olmaları gerekmektedir. Bu önemli konuda daha detaylı bilgi sizlere en yakın tarım teşkilatından temin edilebilir. Saygılarımla. Ersin Onoğur, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi |