Adnan Serpen, Veteriner Hekim
| Yazarın Diğer Yazıları | Yazarın Özgeçmişi |

Tarım nedir? Veteriner Hekim tarımcı mıdır?


.
07-Aralik-2009 Pazartesi- Adnan Serpen, Veteriner Hekim

 
TARIM ( ZİRAAT ) NEDİR ? VETERİNER HEKİM TARIMCI MIDIR ? 

Adnan SERPEN Veteriner Hekim İzmir Veteriner Hekimler Odası Onur Kurulu Üyesi İZMİR
E¬Mail: adnanserpen@ttmail.com ¬adnanserpen@hotmail.com ¬adnanserpen@mynet.com ¬adnanserpen@yahoo.com
Giriş:
Türkiye’de veteriner hekimlik,veteriner hizmetleri uzun yıllardır tarım konsepti içinde ele alına rak,tarımın bir alt birimi gibi gösterilerek,hatta ziraat mühendisliği mesleğiyle ayni işi gören bir meslek gibi değerlendirilmeğe çalışılmıştır.Veterinerlik faaliyetleri ağırlıklı olarak hayvancılık faaliyetini içer diğinden temel yapılanması Tarım Bakanlıkları bünyesinde yer alması nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Tarım Bakanlığı bünyesinde yapılandırıldığından zaman zaman tarımcı olarak değer lendirilmektedir.Oysa tarım ve ziraat mühendisliği ile veterinerlik çok farklı konular ve alanlardır,hiç bir zaman özdeşleştirilemez.Tarım ile veteriner hekimlik arasındaki organik bağ,tarım kavramını oluştu ran hayvancılık bileşeninden kaynaklanır.Her ne kadar veteriner hekim’in çekirdek görevi hayvan sağlı ğı olmakla birlikte hayvan refahı ve veteriner halk sağlığı çekirdek görevi ile birlikte iç içe geçmiş gö rev ve sorumluluklarındandır.Hayvan Sağlığı,Hayvan Refahı,Veteriner Halk Sağlığı,Gıda Güvenliği gö revi ve hizmetleri ile hem tarımla hemde insan tıbbı ile ayni anda ilişkilidir.1858 yılında “karşılaştır malı tıbbın babası sayılan” Rudolf Wirchow “İnsan ve hayvan tıbbı arasında ayrı bir çizgi yoktur, ol mamalıda zaten” demiştir.Nitekim yine modern tıbbın temellerini atan,Rudolf Wirchow ‘un öğren cisi olan Kanada kökenli insan hekimi Sir William Osler,daha 1800’lü yıllarda “veteriner tıbbı ile in san tıbbı birbirini tamamlamaktadır ve bu konsept tek tıp konsepti olarak algılan malıdır” şeklinde yazdığı tüm yazılarında sürekli gündeme getirmiştir.Bir kaç asır önce veteriner hekimlikle ilgili ortaya atılan bu görüşler,II.dünya savaşı ve onu takip eden kritik zaman zarfında veterinerlik ile diğer halk sağ lığı kuruluşları arasında müşterek bir çalışma ortamının yaratılmasının önemini ortaya koyar.Çünkü ve teriner tıbbı, tıp biliminin farklı bir disiplinini oluşturan,her ne kadar hayvan sağlığına yönelik çalışılsa da temelinde koruyucu sağlık hizmeti felsefesi olması nedeniyle insan sağlığının korunmasını,ve ayni zamanda insan oğlunun sağlık sorunlarına çare bulabilmek amacıyla insan sağlığına yönelik biyome dikal bilimsel çalışmaları da içerdiğinden bir hekimlik faaliyetidir.O nedenle veteriner hekimlik sadece tarımın içinde faaliyet gösteren bir meslek olmayıp tarımın dışında dünyamızı tehdit eden çevre kirliliği ve küresel ısınma dahil sağlık alanında da asli bir takım görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.II.dün ya savaşı sonrasındaki bu gelişmeler ve değişim çizelge¬2’de görüldüğü gibi veteriner hekimliğin deği şik alanlarda görev almalarını sağlamış ve sağlamaktadır (1,2,3,4).Bugün günümüz dünyasında veteri ner hekimliğin tarımın dışında geldiği en uç nokta;insan hekimliğinin insan sağlığına daha iyi hizmet verebilmesi için,veteriner hekimliğin hayvan sağlığı alanında kazandığı tecrübe ve birikimlerinin insan sağlığına en üst düzeyde aktarılabilmesi amacıyla insan ve veteriner hekimlerinin iş birliğini ortaya ko yan “Tek Tıp Tek Sağlık Konsepti” dir .
Tarım Nedir ?,geçirdiği tarihi süreç:
Tarım:bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi,bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası,işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasına denir (5).İnsan ların beslenme ve rahat yaşamalarına yardımcı olan canlı tabiat varlıklarının üretilme ve yetiştirilmesi a macıyla yapılmakta olan çalışmalara tarımsal çalışmalar,ya da diğer bir kelimeyle tarım denir.Bitkisel varlıklarla hayvanların nasıl üretileceğini,nasıl yetiştirileceği,bunlardan daha fazla ve en iyi bir şekilde faydalanılması için ne yolda çalışılacağını belirten bilgiye de tarım bilgisi adı verilir(5,6).Diğer bir ifa
de ile,insan besini olabilecek ve ekonomik değeri olan her türlü tarımsal,yani bitkisel,hayvansal ürünün bakım,besleme,yetiştirme,koruma ve mekanizasyon faaliyetlerinin tamamı ile durgun sularda veya özel alanlarda yapılan balıkçılık faaliyetleri de olmak üzere tümünü kapsar(5).Kısaca ifade etmek gerekirse; çizelge¬1’de görüldüğü gibi bitkisel ve hayvansal üretimin bir denge dahilinde birlikte oluşturdukları konsept (kavram) tir,temelinde insanoğlunun ihtiyaç duyduğu gıdayı üretmek yatar (7).Tarımsal faali yet insanlık kadar eski olmakla birlikte ilkel tarımın ne zaman başladığı tam olarak bilinmemektedir. Fakat ilk insan topluluklarının,ilkel tarımı,yani tohumunu kendisinin ektiği ürününün büyümesini gözle yebildiği ve bunu yiyecek olarak kullanabildiği bilinmektedir.İnsanoğlu dünyaya ilk geldiğinde yaşamı nı sürdürebilmek için vücudunun ihtiyacı olan besini temin edebilmek için çeşitli yolları denemiş ve do ğayı yakından izlemiştir.Bunların içinde en başta avcılıkla ilgilenmiştir.Avlanarak karnını doyurmak ilk etapta en kolay bir çözüm şekli olarak kabul etmiş ve uygulamıştır.Daha sonra coğrafi şartlara maruz kalması av hayvanlarını istediği gibi bulamaması kendisini bazı arayışlara sevk etmiş,doğayı sürekli iz leyerek neler yapabileceğini saptamağa çalışmıştır.Bunun sonucunda hayvanların yaşamlarını nasıl sür dürdüğünü öğrenmiş,hayvanların bazı bitkilerle beslenmesini görmüş doğa ile yakın ilişkisini saptamış ve hayvanlara benzer şekilde deneme ve yanılma metodu ile bazı bitkilerin kendisi için yararlı ola bile ceğini görmüş ve bunların üretilmesini araştırmış ve gerçekleştirmiştir.Uzun bir uğraş ve mücadele so nucunda avcılıkta meydana gelen değişmeler ve yaban hayvanlarının evcilleştirilmesi beraberinde ço banlığı getirmiştir.Büyük ve güçlü hayvanların ehlileştirilmesi ile sabanın gelişimi birbirine denk düş mektedir(8).Bunun sonucunda önce hayvanı evcilleştirir ve daha sonrada bitkisel üretim faaliyetlerinde bulunması önemli bir aşamadır.Evcilleştirilen ilk hayvan köpekti,evcilleşen tüm hayvanların ortak özel liği insanlardan korkmaması,yumuşak başlı olması ve insan denetiminde iken üreyebilmesiydi.Köpe ğin, liderini izlemesi ve insanın liderliğini kolaylıkla kabul etmesi nedeniyle kolayca evcilleşti. Köpek
 
TARIM
Misyonu: Gıda Üretimi
Yönetim – Ekonomi ¬Politika
Hastalık ve zararlıların yayıl
 * Gıda Güvenliği,İnsan Sağlığı
masının önlenmesi,rezidü
* SPS¬Arz,talep,hayvan ve bitki sağlığı
(ilaç kalıntısı) kontrolu
* WTO¬Ticarete etkileri
Bitkisel Gıda ve Yem Üretimi
•    Genetik,
•    GDO,
•    Hastalıklar/ zararlılar,

Hayvansal Gıda Üretimi
•    Hayvancılık,
•    Üretilmesi,
•    Beslenmesi
•    Hayvan has talıkları,
•    Zoonozlar

Sürdürülebilirlik
Çizelge ¬1: Tarım,Hayvan Sağlığı ve Gıda Üretimi ( 7 )
bu sayede hem avda,hem evlerin yabancı hayvanlara ve diğer düşmanlara karşı korunmasında,hem de zamanla sürünün denetlenmesinde kullanılmaya başlandı.O dönemde evcilleştirilen diğer hayvanlar sı rasıyla;koyun,keçi,inek,domuz ve attı,bunlar en önemli beşliydi.Diğer evcilleştirilen hayvanlar ise tek ve çift hörgüçlü deve,eşek,geyik,su bufalosu ve bali öküzü olmuştur (6).Bu şekilde bir üretimin doğası gereği,bununla yaşayan ve geçinen insan topluluklarının,tarlalarının yanı başlarında sürekli olarak otur ma ve yerleşme gereksinimlerini ortaya çıkardı(8).Sonuçta belli bir süre sonra insanoğlu yerleşik düze ne geçerek evcilleştirdiği hayvan ve toprakla ilgilenmiştir.
İnsan ile tarımsal faaliyet arasındaki ilişkinin temeli topraktan yararlanmaya dayanmaktadır.O nedenle tarımın;insanla doğa arasındaki ilk ilişkiyi doğuran faktör olarak değerlendirebiliriz.Çünkü,in san topluluklarının,topladıkları tohumları ve kökleri çeşitli şekillerde bilerek veya bilmeyerek toprağa dökmeleri veya bırakmaları ile yeni bitkilerin meydana geldiğini fark etmeleri,tohumların ve çekirdekle rin yeniden elle ve çubukla toprağa gömülmesini sağlamıştır.Bu şekildeki faaliyetlerin kesin tarihi bilin memekle birlikte M.Ö 4¬5 bin yıl gerilere kadar uzandığı tahmin edilmektedir.Bu şekilde bitkisel üre tim faaliyeti insan beyninde yeni alet yaratma fikrini ortaya çıkarmıştır.Bu bağlamda Sümerler döne minde karasabanın olması,Tevrat’ta öküz ve sabandan bahsedilmesi en azından bu sürecin 4000 yıldan daha önceye dayandığını göstermektedir.Bu şekilde,gereksinim duyulan gıdaların sağlanması,ilkel de olsa tarımsal tekniklerin başlamasını sağlamıştır.İlk insanın avcılık¬toplayıcılık teknolojisinden,hayvan cılık (çobanlık) ¬tarımcılık teknolojisine geçişi,insanoğlunun görüp geçirdiği en büyük kültürel devrim lerden biri olarak kabul edilmektedir(8).
Yerleşik düzene geçerek toprağı işlemeyi,bunun yanında hayvanı besleyip,üretip ürünlerinden faydalanmayı öğrenen insanoğlu beraberinde barınabileceği kulübe yapımını da gündeme getirdi.Kulü beler genelde ot ve odun materyali kullanılarak yapılmış ve ileri aşamalarında balçıkla sıvandığı görül mektedir.Balçıkla sıvama hem evleri yazın sıcağından koruyor,hem de kış yağışlarının eve girmesini en gellediği için ev yapımında yeni bir mevzinin kazanılmasını sağlamıştır.Yerleşim yerlerinin oluşması kent yaşamı,mimarinin gelişimi,tarlaların ekilip dikilmesi, oluşan artı ürünün değerlendirilmesi ve yeni üretimin yapılma sı için bazı ek bilgilerin kullanımı zorunlu hale gelmişti.Bu bilgi başlangıçta şekillerle ifade edilen yazının ta kendisiydi.Sümerlerin toprak parçasını üçgen ve dörtgene bölerek ölçümler yaptığı yine kil tabletleri üzerine çizilen yazılı belgelerden anlaşılmaktadır.Tarihte düzenli tarımsal faa liyete ilk geçilen yerlerden birisi,ürün ve beslenme kaynaklarının doğal olarak fazla olduğu,Mezopotam ya ve Nil havzası gibi sulak alanlar olmuştur.Yerleşik olmak,yani bir köyde ya da kentte güven içinde sürekli oturmak, insanoğluna gıda ve her çeşit mal biriktirme olanağını sağlamıştır(8).Bunun yanında yerleşik düzene geçmede,avlanacak hayvan sayısı ile toplanacak vahşi bitki oranının gittikçe azalması, insan nüfusunda ki artış gibi unsurlar insanları böyle bir tarihi karara zorladı ( 5 ).
Veteriner Hekimlik ve Tarım arasındaki ilişki:
Tarım,yukarıda belirttiğim gibi bitkisel ve hayvansal üretimin birlikte oluşturduğu bir konsept ( Kavram ) tir.Hiç bir zaman biri diğeri üzerine üstün kılınamaz,biri diğerine üstün kılınması halinde tarım kavramı ortadan kalkar ki ortaya çıkan oluşuma tarım dememiz mümkün değil.Çizelge¬2’de gö rüldüğü üzere veteriner hekimliğin tarımla ilişkisi,tarımı oluşturan bileşenlerden olan hayvansal üretim ile olan doğrudan ilişkisinden kaynaklanır.Bu ilişki her ne kadar veteriner hekimliğin ana çekirdek göre vi hayvan sağlığı ile bakım ve beslenmesi görünse de bu görevi ile birlikte hayvan refahı ve veteriner halk sağlığı iç içe geçmiş görev ve sorunluluklarındandır.Bir hayvanın sağlıklı ve verimli bir şekilde ye tiştirilebilmesi için hayvan hastalıklarının önlenmesi ve kontrolü veteriner hekimlik mesleği açısından öncelikli görevlerin başında gelir.Hastalıkların önlenmesi,hayvan sağlığının korunması,hastalıkların kontrolü ve hayvan refahı veterinerlik hizmetlerinin temelini oluşturur.Çünkü bulaşıcı salgın hastalıkla rın erken tespiti sonraki aşamada hayvan kaynaklı patojenlerden oluşabilecek insan ve hayvanlara yö nelik çıkması muhtemel yerel,ulusal ve global biyolojik felaketlerin önlenmesini sağlar veya engelle yebilir.Günümüz dünyasında yaşanmakta olan Kuş Gribi ve Domuz Gribi vakaları bunun için güzel bir örnek oluşturmaktadır.O nedenledir ki veterinerlik hizmetleri evrensel kuralları içerir.Dünyanın neresi
ne gidilirse gidilsin standart bir veterinerlik politikası dahilinde ayni disiplin içinde yürütülür.En ufak bir sapma karşımıza insan ve hayvan sağlığında istenmeyen bir durum ortaya koyar.Bu hizmetler verilir ken hayvan sağlığını korumakla halk,hayvanlardan insanlara geçebilen zoonoz adını verdiğimiz bulaşı cı salgın hayvan hastalıklarına karşı korunur,hem de hayvansal ürünlerle (süt,et,peynir,tereyağı v.s) olası zoonotik patojenlerin geçmesi engellenerek gıda güvenliği sağlanmış olur.Tarımı oluşturan kon
 
septin önemli bir bileşeni ve veteriner hekimlerin önemli faaliyet alanı olan hayvansal üretimi tarımın dışında kabul etmek,günümüz gerçeklerine aykırı ve çağın gerisinde kalmış ilkel bir görüştür,ve ancak geri kalmış ya da gelişmekte olan toplumlarda geçerlidir.Çünkü bu iki temel üretim kolu,birbirine ge reksinimi olan,birbirini tamamlayan ve destekleyen iki üretim dalıdır ( 6 ). Bu iki üretim kesimi arasın da ayni zamanda bir dengede söz konusudur.Bu denge belli faktörlerin etkisi altında oluşur ve bunda
bazen hayvansal üretim ve bazende bitkisel üretim diğerine göre daha fazla ağırlık taşır.Tarımsal üre timde hayvansal üretimin ya da bitkisel üretimin taşıyacağı ağırlığın ne olduğuna baktığımızda;

1. Doğal koşullara,

2. İşletme yapısına,

3. Ekonomik koşullara,bağlı olduğu görülür(9).Bir bölgede hayvancılığın ilerleyebilmesi o böl genin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynayabilmesi için bazı esaslı şartlara lüzum vardır ki bun ları şu şekilde ifade edebiliriz;Tabiat ve toprak şartları,Ziraat ’in durumu,Nüfus durumu,Münakale durumu,Pazar ve İhracat şartları (10).Tarım kavramının ne olduğunu anlayabilmemiz için bu koşulla rın neleri içerdiğine kısaca bakmamızda fayda var.Şöyle ki;
1. Doğal Koşullar:
Eğimli araziden oluşan bölgeler bitkisel üretim için genel olarak elverişli değildir.Çünkü böyle alanlar sürülerek tarla tarımı yapıldığında ilk birkaç yılda normal düzeyde ürün alınabilirse de,arazinin eğimli oluşu nedeni ile yağışlar zamanla toprağın verimli olan üst kısmını alıp götürdüğünden topraklar kısa zamanda verimsizleşir,yani erozyon’a uğrar.Böyle eğimli alanları değerlendirmenin en doğru yolu bunları mera ve otlak olarak korumak ve buralarda hayvancılık yapmaktır.(9).Yüksek bölgelerde kışla rın genel olarak çok uzun ve yazların çok kısa sürmesi sonucu vejetasyon yetersizdir;bu koşullar altında tarla bitkileri üretimi verimli olmaz.Buralardaki mera,otlak ve çayırlar doğrudan hayvansal üretim için kullanılır.Eğimli ve yüksek arazideki mera ve otlakların korunmaları,geliştirilmeleri ve hayvansal üre tim amacı için kullanılmaları,hem bu arazinin ekonomik bir şekilde değerlendirilmesi ve hem de toprak erozyonunun önlenmesi bakımın dan daha doğrudur.Böyle bölgeler de yapılacak en uygun hayvancılık biçimi koyunculuk ve et sığırcılığıdır.Süt sığırcılığı için bol ve kaliteli yeşil ve kesif yemlerin üretile bildiği ve sulanabilir alçak araziler daha elverişlidir.Doğal koşullar ne olursa olsun,bir bölgede yalnız hayvansal üretim ya da yalnız bitkisel üretim yapılması söz konusu olamaz (9).Bugüne kadar,Türki ye’de yedi ayrı iklim ve coğrafi bölgesi olmasına rağmen tarım bir bütün içinde doğal şartlar göz önün de bulundurularak ele alınıp bir yapılanmaya ve uygulamaya gidilmemiş,tarımı oluşturan bileşenler özellikle bitkisel üretim ağırlıklı olarak öne çıkarılarak tek yanlı olarak uygulanmıştır.Bunun sonucun da hayvansal üretim ile bitkisel üretim arasındaki denge çok tehlikeli bir biçimde hayvansal üre tim aleyhine bozularak et ve süt üretimi alarm vermektedir.Bugüne kadar hazırlanan DPT ( Devlet Planlama Teşkilatı ) raporlarında bile tarımla ilgili bu ayrıntılara rastlamak ne yazık ki çok zor.Son za manlarda Tarım ve Köyişleri Bakanlığında yürütülen 3 yıllık çalışma sonucunda 30 ekolojik havzada toprak,iklim,ürün desenleri,canlı organizma,dış ticaret ve ekonomi verileri içeren 527 milyon tüm veri ler harmanlanarak havza bazında haritalar çıkarılarak hangi havzada ne yetiştirileceği saptanmış bulun maktadır.Fakat tarım bütünsellik içinde bitkisel ve hayvansal üretim arasında dengenin korunup korun mayacağına yönelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığının nasıl bir uygulama içinde konuyu ele alacağını önümüzdeki süreçte hep birlikte göreceğiz(11).
2. İşletme Yapısı:
Hayvansal üretimin bitkisel üretime göre önemi işletme tipine göre de farklıdır.Tarımda genel likle üç çeşit işletme tipi söz konusu olabilir;
a) Yalnız bitkisel üretim yapan işletmeler,
b) Hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapan işletmeler,
c) Yalnız hayvansal üretim yapan işletmeler.
Birinci tip ( a ) işletmelerde hayvancılık ya hiç yer almaz,ya da çok sınırlı bir ölçüde yapılır, pazara dönük bir hayvancılık yoktur(9).İkinci tip ( b ),karışık işletmelerde hayvancılığın payı bitkisel üretimin payı ile eşit hatta daha fazla olabilir(9).Türkiye’de bu tip tarımsal işletme tarzı hemen hemen birinci işletme tipiyle aynidir.Üçüncü tip işletmelerde ise hayvancılık için gerekli olanın dışında bitki sel üretime yer verilmez;işletmenin gelirleri hemen hemen tamamen hayvan ve hayvansal ürün kazanç larından gelir.Bu tip işletmelere hayvancılık işletmeleri denir.Hayvancılığı ileri olan ülkelerde hayvancı lığın ilerlemesinde süt sığırı işletmesi,besi işletmesi,tavukçuluk işletmesi adları ile kurulmuş olan hay vancılık işletmeleri büyük rol oynamıştır.Hayvancılık işlet meleri genellikle kendi yem ihtiyaçlarını bü
yük çapta kendileri üretirler.Bazı tavuk,besi ve hatta süt sığırı işletmeleri de vardır ki,bunlar yem üreti mide yapmazlar ve yem gereksinimlerinin tümünü dışardan karşılarlar (9).Ülkemiz açısından baktığı mızda,tarım;ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra çok partili hayatın başlaması ile amacının dışında daima siyasetin arka bahçesi olarak kullanılarak siyasi bir rant aracı haline gelmesi sonucunda bugüne kadar tarımda gerek bitkisel ve gerek ise hayvansal üretim bazında dünyada ki glo balleşmeye parelel olarak global ve bilimsel anlamda işletme yapısında bir düzenlemeye gidilememiş tir.
3. Ekonomik Koşullar:
Bir ülkede hayvancılığın tarıma katkısı ekonomi ve Pazar koşulları ile de yakından ilgilidir.Hay vansal ürünlere olan talebin fazla olması bu ürünlerin daha yüksek değerle satılmasını sağlar.Bu ise hay vancılığın gelişmesini ve tarım üretimi içindeki payının yükselmesini sonuçlar.Hayvansal üretim gelir lerinin tarım gelirleri içindeki payının yüksek olması kuşkusuz yalnız hayvansal besinlere olan yüksek taleple ilgili değildir.Bunda ayni zamanda ülke koşullarının hayvancılığa daha elverişli olması gibi di ğer faktörlerde rol oynar.Hayvansal ürünlere olan talebin artması ekonomik gelişme düzeyine bağlıdır. Ekonomik bakımdan gelişmiş ülkelerde hayvancılık gelirlerinin tarım gelirleri içindeki payı gelişmekte olan ülkelerdekinden daha yüksektir.Ayni zaman da hayvansal üretimden sağlanan gelir ileri ülkelerde bitkisel üretimden sağlanan gelirden fazladır.Gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde ise bitkisel üre timden sağlanan gelir tarım gelirleri içinde hayvancılıktan sağlanana göre daha büyük bir paya sahiptir (9).Günümüz dünyasında çiftlik hayvanı ve çiftlik hayvanı ürünlerine ilişkin ticaret,küresel tarım ticare tinin 1/6’nı oluşturmaktadır(12).Bizdeki durum gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerle aynidir.Oysa bitkisel üretimde çalışmalar yılın belli bir dönemiyle sınırlı kalırken hayvancılıkta çalışmalar ( Doğum, Sağım,Yemleme v.s ) tüm yıl içine dağıldığından süreklilik sağlamakta,bunun sonucunda üretim ve is tihdam artışına neden olduğu için bitkisel üretime göre hayvansal üretimde katma değer altı kat fazla olmaktadır.OECD tespitlerine göre dünya nüfusunda ki artış göz önünde bulundurarak 2015 yılında dünyada ki kırmızı et tüketiminin % 31 artacağına kesin gözüyle bakılmaktadır(13).Dolayısiyle önü müzdeki yıllarda hayvancılığın önemi her alanda olduğu gibi ekonomik alanda da giderek artacak.
Veteriner hekimlik mesleğinin önemli faaliyet alanı olan tarımın içinde yer alan hayvancılık bi leşeninin bir ülkede yapısını belirleyen en önemli faktörler;o ülkenin coğrafi koşulları,tarımsal üretim düzeyi ve ekonomik düzeyidir.Düzenli bir yağış rejimine ve sulama olanaklarına sahip ülkelerde sığırcı lık her zaman ön sırayı alırken,kara ikliminin egemen olduğu step karakterlerinde ki yörelerde veya ül kelerde koyunculuk daha çok önem kazanabilmektedir.Çünkü koyun fakir meraları ve fakir beslenme koşullarını sığırlara göre daha iyi değerlendirebilmektedir.Ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde sığırcı lık genel hayvancılık içinde önemli bir yer tutar.Bunun nedeni halkın sığır etine ve inek sütüne olan yüksek talebidir.Böyle ülkelerde koyun etine karşı talep düşük olduğundan koyunculuk sığırcılığa göre çok az önem taşır.Buna karşılık az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde tüketilen etin büyük bir bölümünü koyun ve hatta keçi eti oluşturur.Beslenme alışkanlıklarında,koyun eti ile sütünün halk tarafından sevilmesi,orta doğu ülkelerinde koyunculuğun desteklenmesi,müslüman ülkelerde dinsel sı nırlamalar hayvancılığın yapısını etkileyebilmektedir(9).Tarım konsepti içinde bitkisel ve hayvansal ü retim arasındaki bu denge çerçevesinde veteriner hekimlik bu konsept içinde yer alan hayvansal üretim ve sağlığı ile doğrudan ilgilidir.Bu ilgi,hayvan hastalıkları,zootekni,halk sağlığı,hayvan refahı,tüm hay vansal ürünlerin gıda güvenliği ve koruyucu hekimlik alanlarından kaynaklanmaktadır.
Veteriner Hekimlik nedir?.
Veteriner hekimlik,bir tarımsal gereksinimden dolayı değil dünyada hayvan hastalıklarına bağlı yaşanan halk sağlığı sorunlarının asırlardır bir türlü giderilememesi sonucunda ihtiyaç duyulan sağlık gereksinimine istinaden ortaya çıkmıştır.Dünya’da veterinerliğin ilk defa resmi ve bir meslek olarak ortaya çıkışına kadar hayvan sağlığına yönelik sorunlar ampirik,büyücü ve din adamları tarafından çö zülmeğe çalışılmıştır.Veteriner hekimlik,1714 yılında Avrupa’da hayvanlar arasında hüküm süren çok şiddetli hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan bir halk sağlığı hizmeti gereksinimine bağlı olarak dünyada ilk veteriner okulu 1761 yılında Fransa devletinin o zaman ki Danıştay’ının,Claude Bourgelat adlı Fran
sız vatandaşına Lyon’da “Sığır,at ve diğer evcil hayvanların anatomi ve hastalıkları” öğretimi için bir okul açabilmesi amacıyla bir yetkinin verilmesiyle çağdaş ve bilimsel anlamda veteriner hekimlik eğiti mine başlanarak resmiyeti gerçekleşir.1825 yılına kadar Avrupa ülkelerinde veteriner okulu sayısı 30’u bulur.Avrupa’da bu gelişmeler olurken okyanus ötesinde ABD’de 1854 yılında ilk veteriner okul açılır. Avrupa’da belediye mezbahalarının halk sağlığı ve hijyen yönünden taşıdığı önemin farkına varan I.Na polyon,1807 yılında ilk Paris’te ilk mezbahanın açılmasını emreder.1810 yılında çıkardığı ikinci bir emirname ile Fransa’nın diğer şehir ve ilçelerinde kesim yerlerinin açılması talimatını vererek kesilen hayvanların,kesim öncesi ve sonrası veteriner hekim kontrolunden geçmesini sağlar.Veteriner hekim ler halk sağlığına yönelik gıda güvenliği faaliyetine katılmalar böylece gerçekleşir.1852 Yılında Kü chenmeister insan barsağında Taenia solium ’un larvalarını ve bu larvaların kaynağının domuz etinin ol duğunu saptamasıyla et muayenesi ve mezbahaların önemi ortaya çıkar.Dünya’da mezbahalar 1868 yı lında çıkarılan Prusya Kanunu ile yasal hale gelir.Gerlach’ın 18’ inci yy’ın 70’li yıllarında tüberküloz’ un etle insanlara geçtiğini saptamasıyla et muayenesinin ve mezbahalarının önemi daha da artar(14,15, 16,17).
Veteriner hekimler meslekleri gereği çok geniş biyoloji bilgisine sahiptirler.Çünkü veteriner bili mi,biyoloji ve tıbbi bilimlerin bütünleştiği ve insan sağlığına direkt olarak etkileyen faktörleri açıklığa kavuşturma yeteneğine sahip bir bilimdir.Veteriner hekimlik bütün hayvan nevileri ile meşgul olurken insan hekimliği doğada ki bu kadar çok hayvan veya canlı nevileri içinden yalnız insanı seçip ayırmış tır.O nedenle genel hekimlik hizmetleri içinde veteriner hekimlik büyük bir öneme sahiptir.Sadece biyo loji açısından dahi ele alınsa,insan hekimliğiyle ilişkisi,insan hekimliğine katkısı ve lojistik desteği tarif edilemeyecek kadar fazladır.Tıbbın farklı disiplinini oluşturan her iki meslek grubu oldukça benzer eği tilirler ve tamamlayıcı branşlarında benzeri yetenek ve bilgilere sahip olurlar.Hatta günümüz Ameri kasında tıp ve veteriner kolej,okul veya fakültelerinde okuyan öğrenciler kurulan halk sağlığı okulların da görevli insan ve veteriner tıbbından akademisyenler tarafından halk sağlığı konularında ortak eğitilir ler.Tıp mesleği içinde yer alan interdisipliner alan içindeki bazı belirli dallarda,örneğin;anatomi,patolo ji,farmakoloji,mikrobiyoloji,parazitoloji halk sağlığı v.s gibi dallarda daima ortak hareket etme zorunda oldukları için birlikte çalışırlar.Bu nedenle veteriner tıp bilimi,tıp biliminin önemli bir bileşenidir.Vete riner tıp biliminin insan sağlığına katkısı binlerce yıldır bir temel teşkil etmiş olup bu katkı halâ devam etmektedir.Genel olarak bu katkı dünya üzerinde çoğunlukla kırsal kesim için önem arz eden çiftlik hay vancılığı,gıda üretimi,hayvansal güç ve taşımacılıktan ibaret değildir.Hayvan hastalıkları üzerine yapılan çalışmalar ve bu hastalıkların yönetimi aynı zamanda hem enfeksiyöz insan hastalıklarının yönetiminin bi linmesine hem de çevre kalitesinin iyileştirilmesine bir temel teşkil etmektedir (4,18,19,20).

Hepimizin bildiği gibi tıbbın geçmişi çok eski tarihlere dayanır.Tıp Merriam ¬Webster tarafın dan;sağlığın korunması ve hastalığın giderilmesi,yatıştırılması veya önlenmesi ile ilgilenen bilim ve sa natı olarak tanımlanır.Tıp Eğitimi Dünya Federasyonu,tıp eğitiminin amacını “ tüm insanların sağlıklı yaşamalarını sağlamak için hekim yetiştirmek” olarak tanımlamaktadır.Tıp,sağlık bilimleri dalı olup in san sağlığının sürdürülebilmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan,hastalıklara ta nı koyma,hastalıkları sağaltma,hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan bir çok alt bilim dalından oluşan bilimsel disiplinlerin şemsiyesini oluşturur.Diğer bir deyişle Tıp,insan sağ lığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan,hastalıklara tanı koyma, hastalıkları sağaltma,hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan,bünyesin de insan ve veteriner tıbbı olmak üzere farklı disiplin alanları bulunduran bir bilim dalıdır.1858 yılında “karşılaştırmalı tıbbın babası sayılan” Rudolf Wirchow “İnsan ve hayvan tıbbı arasında ayrı bir çizgi yoktur,olmamalı da zaten” demiştir.Yine modern tıbbın temellerini atan,Rudolf Wirchow ‘un öğrencisi olan Kanada kökenli insan hekimi Sir William Osler,daha 1800’lü yıllarda “veteriner tıbbı ile insan tıb bı birbirini tamamlamaktadır ve bu konsept tek tıp konsepti olarak algılanmalıdır” şeklinde yazdığı tüm yazılarında sürekli gündeme getirmiştir.20.yüz yıl veteriner halk sağlığının en önemli temsilcilerin den biri olan ve 1960’da epidemiyolojinin kurucusu olarak bilinen Prof.Dr.Vet.Hekim Calvin W. Sch wabe,2006 yılında vefatından önce Rudolf Wirchow ve Sir William Osler’dan uzun yıllar sonra tekrar
“Tek Tıp Tek Sağlık” ifadesini kullanmıştır.Veteriner hekimlik istisnasız bütün Avrupa ülkelerinde, ABD’de ve diğer dünya ülkelerinde sağlıkla ilgili meslek gruplarının içinde yer alıp pratik anlamda sağ lık politikalarının vazgeçilmez unsurudur.Günümüz dünyasında hiçbir modern toplumda insan sağlığı, hayvan sağlığından izole edilerek ayrı düşünülemez ve de ele alınamaz.Çünkü genel olarak bir insan tıb bından hekim kendisine gelen hastasından anemnez alırken birçok kereler kişinin beraber yaşadığı hayvanın durumunu göz ardı edemediği gibi hiçbir veteriner hekim’de anemnez alırken aile içindeki insanların sağlık durumlarını göz ardı edemez.Geleneksel anlamda sağlık denildiğinde ilk akla gelen meslekler;insan ve veteriner tıbbı hekimleri,diş hekimler,eczacılar ve psikiyatrislerdir (3,20,21).O ne denle veteriner hekimlik veya veterinerlik bilimi hiçbir zaman tarımın bir kolu veya alt birimi olmamış tır ve olamazda.Çünkü eşyanın tabiyatına aykıdır,veteriner hekimlik ve veteriner hizmetleri bir sağlık hizmetidir.Hiçbir şekilde belli bir bakanlığın ya da grubun içine hapsedilemez,yeri geldiğinde sağlık ku ruluşu ve kurumlarında,yeri geldiğinde tarımla ilgili kuruluş ve kurumların,yeri geldiğinde sanayide, yeri geldiğin de gıda sanayi ve sektörüne karşı görev ve sorumlukları olan meslek ve hizmettir(19).Çün kü veteriner hizmetleri günümüzde tüm dünyada olduğu gibi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı odaklı ol makla birlikte sadece bu bakanlığımız tarafından tüm veteriner hizmetlerinin yürütülmesi mümkün ol mayıp bu bakanlığımızdaki yürütülen veteriner hizmetleri kadar hizmetin Sağlık Bakanlığı içinde de yürütülmesi gerekmektedir.Bunun dışında İçişleri Bakanlığı bünyesinde yerel yönetimler ve afet işleri genel müdürlüğü,Çevre ve Orman Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde bulunan Türk Si lahlı Kuvvetleri bünyesinde yürütülmesi gerekmektedir.Özellikle ülkemizde veteriner hekimlik mesleği nin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde tarımın bir kolu gibi ele alınıp değerlendirilmesi ve bu yaklaşım içinde yapılandırılmasının arkasında;meslek taassupluğu,bu taassupluğun veteriner hekimlik hizmetlerinin dünyada II.dünya savaşı öncesi sadece Tarım Bakanlıkları bünyesinde yer aldığı bakış açısı arkasına saklanarak yapılması nedenleri yatmaktadır.1985 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan sözde reorganizasyon,siyasi yapılanma çerçevesinde bu zihniyetin bir ürünüdür.Şu anda Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı her ne kadar veteriner hekim olsa da 1985 yılından bu zamana kadar ayni siyasi yapı ve zihniyetin bakanlık içinde ve üzerinde nüfuzunu sürdürmesi nedeniyle siyasi öncelik her şeyin önüne geçmesi nedeniyle Sayın Bakanın mesleğiyle ilgili olması gereken gelişmiş ül kelerdeki uluslararası yapılandırmaya yönelik düzenlemeleri dikkate almaktan ziyade tercihini siyasi ge leceği açısından siyasi yönde kullanması nedeniyle dünyadaki veterinerlikle ilgili gelişmeler ve yapı landırmaya yönelik teamüller dikkate alınamayarak tamamen tersine,II.dünya savaşı öncesine dönül mekte ve bu bakış açısıyla hareket edilmektedir.Bu bakış açısı sonucunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı dışında ki bakanlıklarda da olması gereken veteriner hizmetleri yapılanması yapılmamakta veya yapıla mamaktadır.Bunun sonucunda ortaya çıkan boşluğa bağlı olarak meydana gelen halk sağlığı sorunları çözülememektedir.Oysa dünyada bu zihniyet II.dünya savaşı sonrası tamamen değişmiş 1948 yılında WHO [DSÖ ( Dünya Sağlık Örgütü ) ] bünyesinde çağdaş anlamda halk sağlığı hizmetlerinin yapılan dırılabilmesi için Amerikalı Veteriner Virolog,Prof.Dr. Martin Kaplan görevlendirilmiştir.Prof.Dr.Mar tin Kaplan,DSÖ bünyesinde halk sağlığını yapılandırırken halk sağlığı konsepti içinde veteriner halk sağlığı departmanınıda kurarak yapılandırır.ABD’de veteriner okul,kolej veya fakültelerin bünyelerinde “Çevre ve Halk Sağlığı” veya “Halk Sağlığı” ABD’lı kurulmuştur.Bunun dışında bugün karşılaştırmalı ve disiplinler arası araştırmalar insan sağlığına yeni bir bakış açısı getirmekle kalmayıp bilimsel geliş melerin bir alandan diğer bir alana ya da bir türden diğer bir türe aktarılması bakımından büyük önem arz etmektedir.Bu çerçevede günümüz kalkınmış dünya ülkelerine baktığımızda,halk sağlığı,bütüncül sağlık anlayışıyla donanmış,multidisipliner bilim insanlarıyla etkileşim içinde olan ve etkinlik sürdüren sağlık yaklaşımı olarak ele alındığını görüyoruz.Bunun nedeni;veteriner hekimlik mesleğinin veteriner halk sağlığı alanında vermiş olduğu hizmet sayesinde halk sağlığına ve insan sağlığına hiçbir mesle ğin veremeyeceği çok büyük katkı verdiğinin bilinmesinden kaynaklanmaktadır.Veterinerlik biliminin bu önemli katkıları nedeniyle ABD’de insan ve veteriner tıbbına ait okul,kolej veya fakültelerde oku yan öğrencilere eğitimlerinin ilk dört yılında,kurulan halk sağlığı okulları vasıtasıyla ortak halk sağlığı eğitimi verilerek bu eğitimi tamamlayan öğrencilere mezuniyetleri sırasında hekimlik diplomaları yanın
da MPH ( Master Public of Health ) belgesi verilmektedir(3,24,25).
Bir hekim’in genel olarak başlıca üç hedefi vardır.Birinci hedefi;insanları hasta etmemek,ikin cisi;hastalıklarını vaktinde teşhis ederek başkalarına bulaşmasına mani olmak,üçüncüsü;hastaların teda visiyle uğraşmaktır.Hekimliğin bu üç hedefinden birincisi ve ikincisi hekimliğin en önemli amaçlarını oluşturur.Bu iki amaç insan ve veteriner hekimliğinde ortak veya diğer bir değişle müşterek olup bu a maçlarına ulaşabilmek için her iki kardeş hekimlik mesleği bir çok birimiyle yıllarca durmaksızın aman sız şekilde çalışmış,çalışmakta ve çalışmak zorundadır.Dünyanın pek çok yerinde veteriner hekimler hay van hastalıkları hakkında olduğu kadar,bu hastalıkların ekoloji,ekonomi ve insan kültürü üzerindeki etkile rini de bildikleri için sürdürülebilir halk sağlığının ilerletilmesine yönelik yeni metotların geliştirilmesi ve uygulanmasında aracı olmuşlardır.Bu metotlar ekosistem kaynaklı,kültürel açıdan yapılabilir ve ekonomik açıdan gerçekçidir(3,19,20)..
TEK TIP,TEK SAĞLIK ( ONE MEDICINE, ONE HEALTH )
Sağlıklı Hayvan, Sağlıklı Toplum
 
Çizelge¬3: Tek Tıp Tek Sağlık Konsepti bileşenleri (25,26)
Veteriner Hekimlik çizelge¬2’de görüldüğü gibi bir yandan tarıma katkıda bulunurken diğer yan dan insan sağlığına hizmet eder.Çünkü Veteriner Hekimlik her ne kadar sadece hayvan sağlığına hiz met eden bir meslek grubu olarak bilinirse de temelini tıp eğitimi ve tıp biliminin farklı bir disiplinini o luşturan biyoloji ve tıbbi bilimlerin bütünleştiği bilimdir.Hayvanların sadece ekonomik yönden ince lenmesiyle sınırlı kalmayıp biyolojide çok önemli bir yere sahiptir.Veteriner hekimler,mezun oldukları okulları tarafından veteriner hekimlik eğitiminin başladığı 1762 yılından günümüze kadar elde edilen bilimsel mesleki birikimleriyle eğitilmeleri sayesinde hiçbir meslek sahibinin kolay kolay sahip olama yacağı çok iyi bir biyoloji bilgisini elde ederler.Bunun sonucunda bugün viroloji ve mikrobiyoloji,hüc re fizyolojisi,immunoloji,halk sağlığı,patoloji,cerrahi,klinik çalışmaları,gen tedavisi ve genetiği modifi ye edilmiş hayvanlarla yapılan araştırma çalışmalarının oluşturduğu veteriner biyomedikal bilimler,gü nümüz tıp dünyasında insan sağlığına yönelik yürütülen biyomedikal araştırmalar için temel bir hazırlık olarak veteriner tıbbi eğitimine ihtiyaç var dır.Bugün bu alanda insan hekimliğinin,veteriner hekimlikle insan sağlığına daha iyi hizmet vere bilmek için sağlık alanında geliştirdikleri iş birliğinin oluşturduğu en son konsept “Tek Tıp Tek Sağlıktır”.Çünkü ilk çağdan günümüze kadar yapılan istisnasız bütün ta rihi ve arkeolojik çalışmalar,o zaman ki toplumların insan¬hayvan¬doğa arasındaki ilişkileri ile açıklanı yor olması ne kadar bir realite ise günümüz toplumlarının geleceği de veteriner hekimlerin katkılarıyla olumlu anlamda seyir izleyeceğini ortaya koymaktadır (2,318,20,22,26).
Sonuç:
Türkiye’de veteriner hekimlik veya hizmetleri uzun yıllardır tarım konsepti içinde ele alınarak, tarımın bir alt birimi gibi gösterilmeğe çalışılmakta,hatta ziraat mühendisliği mesleğiyle ayni işi gören bir meslek gibi değerlendirilmekte ve kıyaslanmaktadır.Veterinerlik faaliyetleri ağırlıklı olarak hayvan cılık faaliyetini içerdiğinden temel yapılanması dünyada genelde Tarım Bakanlıkları bünyesinde yer al ması nedeniyle Türkiye’de de Tarım Bakanlığı bünyesinde yapılandırıldığından zaman zaman tarımcı olarak değerlendirilmektedir.Örneğin:sözleşmeli eleman alınmakta “tarım danışmanı” ifadesi kullanıl makta.Oysa tarım ve ziraat mühendisliği ile veterinerlik çok farklı konular ve alanlardır,hiç bir zaman özdeşleştirilemez.Tarım danışmanı yerine veteriner danışman kullanılması gerekir ki tüm dünyada bu böyledir.Türkiye’de veterinerlik hizmetleri ile dünyanın gelişmiş ülkelerindeki veterinerlik hizmetleri arasında bu anlayış farkından dolayı büyük bir uçurum bulunmaktadır.Çünkü dünyanın gelişmiş ülkele rinde olduğu gibi benzer bir yapılandırma gerçekleştirilemediğinden veteriner biliminin gerektirdiği hiz met türk halkına layıkiyle sunulamamaktadır.
Tarım,bitkisel ve hayvansal üretimin birlikte oluşturduğu bir konseptir.Bitkisel veya hayvansal üretimlerden birinin tek başına ele alınması,faaliyette bulunulması bu konsepti oluşturamaz (9,23).Bu nedenle,veteriner hekimlik hizmeti tarım konseptini oluşturan sadece “hayvansal üretime” yönelik veri len bir hizmet olduğundan,tarım konseptini oluşturan bitkisel ve hayvansal üretime yönelik birlikte bir hizmet vermesi söz konusu değildir.Bunun yanında veteriner hekimlik hizmetleri;tarım oluşturan sade ce hayvansal üretimin dışında veteriner tıp biliminin tıbbın farklı disiplin alanı olarak insan sağlığına yönelik olması nedeniyle veteriner hekimlik mesleği ayni anda bu farklı iki alanda faaliyette bulunma sından dolayı verdiği hizmet bir tarımsal hizmet değil,bilakis sağlık hizmeti olması nedeniyle veteriner hekim bir sağlık çalışanı ve mensubu olup tarımcı değildir.Veteriner hekim’in tarımcı olabilmesi için, veteriner hizmetlerinin tamamının tarımsal hizmet olması gerekir,veteriner hizmetlerinin tarım hiz meti olabilmesi için de sadece hayvansal üretime yönelik değil,tarım konseptini oluşturan bitkisel ü retime de ayni anda,her ikisine birden,tıpkı bir ziraat mühendisi gibi gerektiğinde birlikte hizmet ver mesi gerekir.Böyle bir hizmet söz konusu olmadığı için çizelge¬3’de yer alan görev ve sorumlulukla rından dolayı veteriner hekim tarımcı değil,sağlıkçıdır.Tarım ve Köyişleri Bakanlığının gerek bünye sinde,gerek diğer bakanlıklar bünyesinde zorunlu olarak verilmesi gereken veteriner hekimlik hizmetle rinin layıkıyla türk halkına verilebilmesi için Türkiye’de ki veteriner hekimlik hizmetlerinin,dünyada gelişmiş ülkelerde uygulanmakta olan evrensel kurallar dikkate alınarak yapılan düzenlemelere benzer bir şekilde yapılandırılması ve değerlendirilmesi gerekir.Aksi taktirde ortaçağ zihniyeti içinde bakış a çısı ile veteriner hekim’in tarımcı olarak değerlendirilmesi hem Türkiye ye,hem veteriner hekimlik mes
leğine ileride telafisi güç zararlar vermeğe devam edeceğinden kaybeden yine Türkiye olacaktır.
Ka y n a kl a r:

1.     JORNA,Tj. FVE ve Veteriner Hekimlik.

2.     SCHWABE,W,C.(1984) Veterinary Medicine and Human Health.Third Edition.(Section One: The Challenge of “One Medicine” ¬The Implacations of Veterinary Practice)¬The Williams and Wilkins Company,Baltimore, USA

3.     TEMİZYÜREK,A.(2008) Veteriner Hekimler ile İnsan Hekimleri Tek Saglık Konseptine Geri Dönü yorlar.İZMİR¬Veteriner Hekimler Odası Veteriner Halk Sağlığı Çalışma Grubu.U.S.A, www.izmir¬vho. org, KentselSağlık Dergisi,Yıl:2,Sayı: 24 Ocak 2008¬MANİSA,Veteriner Hekimler Derneği Dergisi,Yıl: 2007,Cilt:78,Sayı:4 ¬ANKARA

4.     TEMİZYÜREK,A.(2006) Çeviri:Veteriner Halk Sağlığı.Encyclopedia of Public Health In for mation about Veterinary Public Health.December,12,2006.www.answers.com,İZMİR –Veteriner Hekimler Oda sı Veteriner Halk Sağlığı Çalışma Grubu.U.S.A,www.izmir¬vho.org

5.     BABAHAN,E.(2008).İnsanlık,Tarım ve Açlık Gerçeği.http://www.genbilim.com/content/view/ 4869/ 34/

6.     ORTAŞ,İ.Bilim Tarihi içinde Tarımın Tarihi. http://www.universite¬toplum.org/text.php3 ? id=214

7.     WIERUP,M ( 2008) Animal Health and Food Safety in the IAASTD.

8.     BAYRAÇ,N,H ve YENİLMEZ,F.Türkiye Tarımının Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasına Uyumu.

9.     YALÇIN,B,C.( 1981 ) Genel Zootekni. İ. Ü.Veteriner Fakültesi Yayınları,Rektörlük No:2769,Dekanlık No:1¬İSTANBUL

10. BATU,S.(1953)     Doğu İlleri Hayvancılığı.A.Ü.Veteriner Fakültesi Yayınları:52,Çalışmalar:28, ANKARA

11. SERPEN,A.(2009) EGE TARIM ZİRVESİ NOTLARI.18.06.2009,Hilton Oteli¬İZMİR

12. TEMİZYÜREK,A.(2008) Çeviri:Hayvansal Orijinli Biyolojik Felaketlerde Veteriner ve Halk Sağlığı Hizmetlerinin Rolleri ve Hazırlıkları.(The role and preparedness of veteri nary and public health services), Biological disasters of animal origin.Rev.sci.tech.Off.int. Epiz.2006,25 (1),O.I.E,12 rue de Prony ¬75017 Paris –FRANCE ).İzmir Veteriner Hekim ler Odası Veteriner Halk Sağlığı Çalışma Gru bu.

13. ÖZEL,S.(2009) Tarımda Global Trend¬Denizbank Tarımda Özel Bankacılık faaliyetleri,Çiftçi Toplantı sı¬10.07.2009.Turgutlu¬MANİSA

14. ERK,N.(1978)     Veteriner Tarihi.II.Baskı.A.Ü.Veteriner Fakültesi Yayınları:352,Ders Kitabı: 251 ¬ANKARA

15. HICKS,J,M.(2007) The One Medicine Concept:Historical Perspective of Veterinary Medicine. April, 23,2007¬USA

16. İNAL,T(1995) Kesim Hayvanı ve et Muayenesi.Saray Medikal Yayıncılık¬İZMİR

17. İNAL,T(1997) Mezbaha Bilgisi.Saray Medikal Yayıncılık¬İZMİR

18. SCHWABE,W,C.(1969) Veterinary Medicine and Human Health.Second Edition.( 1 The Imp lacations of Veterinary Practice)¬The Williams and Wilkins Company, Baltimore, USA

19. AYGÜN,S.T(1937¬1938) Bulaşık ve Salgın Hastalıklar Bilgisi.Sümer Basımevi¬ANKA RA

20. BOZTEPE,R.(2008)Veteriner Hekimlik Kimliği.18/05/2008,15:50 AB¬VeterinerHekim@google groups.com , veterinerhekim@googlegroups.com

21. BATI,H,A. ve Ark.(2006) Hekimlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi. Tıp Eğitimi Dünyası Dergisi,Sayı:23,Ekim 2006,Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği¬İZMİR

22. ROSOL,T.(2007) Need for Veterinarians in Biomedical Research.August,3,2007.Ohio State University, College of Veterinary Medicine¬USA

23. ÖZBEK,S ( 1966 ) Tarım Bilgisi.İSTANBUL

24. SERPEN,A.,TEMİZYÜREK,A.(2008) Dünyadaki Son Gelişmeler Işığında Tek Tıp Tek Sağlık Kon septi Konferansı.19 Kasım 2009,E.Ü.Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD¬Bornova/İZMİR

25. TEMİZYÜREK,A(2008) ABD’de ki mesleki izlenimlerine yönelik konferans.İzmir Veteriner Hekimler Odası Veteriner Halk Sağlığı Çalışma Grubu¬İZMİR.

26. HILTON,J.(2006)     Public Health.AVIS (ADVANCED VETERINARY INFORMATION SYSTEM ) 53 Skylines, Limeharbour, London¬UK. www.aviscollege.com
 
   
Copyright ©2006 tarimmerkezi.com- EGE İNTERNET YAYINCILIK MERKEZİ - 1401 Sk. No:22/8 Alsancak - İzmir
E-Posta:
Tasarım ve Programlama
GNOFT ARTWARE
tarimmerkezi.com web sayfalarında yer alan tüm görüntü, haber, makale, köşe yazıları ve diğer tüm yazıların sahibi tarimmerkezi.com'dur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre tarimmerkezi.com'un yazılı izni olmadıkça hiçbir kimse, yayıncı ve kuruluş, eserin tamamını veya bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.